2011 Aralık ayında bir gelişme yaşandı. Biyogüvenlik yasasında değişiklik yapıldı. Türkiye Yem Sanayicileri Derneği,Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği ve birkaç dernek başvurusu üzerine. 13 farklı GDO içeren yemin Türkiye'ye gelişi için. Neymiş efendim teknolojik faydası varmış. Bu 13 farklı yem, hayvancılık sektöründe yem ve yem hammedesi olarak kullanılacakmış. 24 Aralık Resmi Gazete'de yayınlandı.
GDO'lu ürünler verimlik ve teknolojik fayda sağlıyor olabilir ancak insan sağlığına zararı söz konusuyken teknolojik fayda da ne diye ? GDO 'lu ürünlerin insanlar üzerindeki etkisini birkaç nesil sonrasında çok net görülüceği söyleniyor. Nesil tükenmek üzere yani. Ancak hayvanlar üzerindeki etkisi hemen etkisini göstermektedir.
İtalya Cattolica S. Cuore Üniversitesi'nin yaptığı araştırmada ise GDO'lu yemlerle beslenen hayvanların kanında, karaciğerinde, böbreğinde GDO'lu DNA'lar bulunmuş. Bu hayvanların zamanla sinir sisteminin tahrip olduğu, organlarında küçülme gibi daha birçok sorunlar tespit edilmiş.
Görüldüğü gibi aslında bir Biyogüvenlik yasası var ancak ciddi yasa boşluklarıda var. Bu yüzden de toplumsal sağlık bilinmezlere sürükleniyor.Umarım bu duruma da liderlerimiz duyarsız kalmazlar.
Görüldüğü gibi aslında bir Biyogüvenlik yasası var ancak ciddi yasa boşluklarıda var. Bu yüzden de toplumsal sağlık bilinmezlere sürükleniyor.Umarım bu duruma da liderlerimiz duyarsız kalmazlar.


